31 Ocak 2021 Pazar

Eğitime Adını Kattı

 

İzmir’de genç girişimci Duygu Kurnaz eğitim sektörüne yeni bir soluk getirdi.


Yapılan çalışmalar ile ilgili gazetelerimize açıklama yapan Kurnaz;

Yıllarca elde ettiğim birikimimi artık eğitim kurumu ile ilgili faaliyet sokma zamanı geldiğine inandığım için girişimcilik ruhumu da işin içine sokarak İzmirlilere farklı alanlarda eğitim verecek böyle güzel bir kurumu oluşturdum. 

Kadromuzda birbirinden değerli uzmanlar ve birçoğunuzun da medyadan tanıyacağı Burak TÖRÜN ile diksiyon eğitimleri alanında eğitimler vermenin yanı sıra; bir ilk olan Yüz Tanıma ve Profil eğitimlerini de aktif olarak vermeye başlamış olduk.



Pandemi sürecinde, şimdi öğrenmenin tam zamanı diyerek kendime çok sıkı bir  eğitim planı oluşturdum. Aylarca sabah erkenden kalkıp, akşam erkenden yattım ve programımın dışına çıkmadım, sonra eğitimler vermeye başladım sonrasında da DK Eğitim Akademi'yi kurdum.

Sadece kendi eğitimimi vermekle kalmamam gerektiğini farkettim ve yönetim ve psikoloji ile ilgili eğitimler veren DK Eğitim Akademi'de sektörde en iyi eğitmenleri toplama kararı aldım. Vizyonumu en iyi eğitmenleri DK Eğitim Akademi bünyesinde toplayarak bu sektörde öncü olmak olarak sabitledim. Şimdi onun için uğraşlar vermekteyim. 

DK Eğitim Akademi'nin sloganı "Şimdi Öğrenmenin Tam Zamanı" hikayesi de  buradan geliyor.

Read More

30 Ocak 2021 Cumartesi

Şimdi De Yeteneğini Sahnelerde Gösterecek

  




Uluslararası tasarımcı ve televizyon programcısı olan yurtdışında yaşayan Yeşim Erbek yeni albümü için kolları sıvadı.

Orta Doğu  ve Balkanların ünlü modacısı, şeffaf samimi tavırlarıyla herkesi kendine hayran bırakan  Erbek  müzikleri kendine ait olan şarkıların hazırlığı için Türkiye'ye dönüş yaptı.



Nisan ayında çıkacak olan Derbeder adlı albüm dinleyicileri ile buluşmaya hazırlanıyor.

Türkiye’nin sayılı moda tasarımcıları arasında yer alan Balkan torunu Çerkez Kızı Yeşim  Erbek  çıkaracağı yeni albüm ile şimdiden bu seneye damgasını vuracak gibi görünüyor.

Read More

28 Ocak 2021 Perşembe

SON 50 YILIN EN BAŞARILI 6 ROMANI-BEGÜM YIKILMAZ

 


 

Türk Romanının son 50 yıllık serüveninde öne çıkan yapıtlarını eleştirmenler, dil uzmanları, akademisyenlerin tahlillerinden ve de Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmenliğinden mezun bir birey olarak naçizane kendi değerlendirmelerimi baz alarak bir karara vardım.En verimli dönemine denk düşen son yarım yüzyıldan en iyi romanları derlerken zorlanıldığına hiç kuşku yok. Bu listeye daha birçok başarılı romanı eklemek oldukça mümkün; ama şimdilik biz bu ‘en iyi 6’ ile yetinelim…

 

1)Modern Türk Edebiyatı’nda dönüm noktası,
‘’TUTUNAMAYANLAR’’

Oğuz Atay’ın ilk romanı. Yayımlandığı 1970 yılında TRT Roman Ödülü’nü kazandı. Modern Türk Edebiyatı’nın en önemli eserlerinden. Dil ve anlatım biçimi edebiyatta bir devrim olarak kabul ediliyor. Başlarda biraz karışık gelebilse de, tam bir başyapıt.  Türk Edebiyatı’nın ilk postmodern romanı sayılan bu eser, zor ve oldukça da yoğun katmanlı bir içselliktedir.

Kitabın “zorluğu” da buradan geliyor aslında. Kurmaca içinde kurmaca, diyalog içinde diyalog barındıran kitabı okurken “Bu cümleyi Turgut sesli mi söylüyor yoksa iç sesiyle mi konuşuyor?” dediğim çok olmuştur. Anlatıcı tek kişi değil çünkü. Birden fazla anlatıcı ve birden fazla bakış açısıyla oluşturulan kitap alışık tarzın dışındadır. Mutlaka okuyun derim!

 

 







2)Doğu-batı sarmalında bocalayan toplum
‘’SAATLERİ AYARLAMA ENSTİTÜSÜ’’

Usta edebiyat kuramcısı ve yazar Tanpınar’ın kült kitabı 1962’de yayımlandı. Doğu-Batı; iki uygarlık arasında bocalayan toplumumuzun tutum ve davranışlarını alaya alan eleştirel bir roman. İçerisinde ağır basan hiciv, kitaba ve konuya zenginlik katmıştır. Birçok eserini severek okuduğum ve tahlil ettiğim Ahmet Hamdi’nin bu kitabı da okunmaya değerdir. Saatler ile insanlar arasında bir özdeşim kurar yazar adeta. Nesirde daha da başarılı olan bu donanımlı edebiyatçı, düz yazılarına ayrı bir ahenk ve derinlik katabilen en önemli romancılarımızdandır.

Ahmet Hamdi Tanpınar; zamansız bir kitabı hayata geçirmiştir. İçeriğinden alınan dersler her daim  geçerlidir.

‘’Bazen düşünürüm, ne kadar garip mahluklarız? Hepimiz ömrümüzün kısalığından şikayet ederiz; fakat gün denen şeyi bir an evvel ve farkına varmadan harcamak için neler yapmayız?’’ der Tanpınar kitabında.

 


 

 


 






3)Osmanlı’nın kuruluş romanı
‘’DEVLET ANA’’

Kemal Tahir’in en iyi romanı olarak nitelenen kitap 1967’de yayımlandı, 1968’de TDK Ödülü’nü kazandı. Yıllar geçse de her zaman ölümsüzlüğünü koruyacak bir eser olan bu roman, tarihi formları da içinde barındırması bakımından ayrı bir yer teşkil eder.

 

4)Ölüler ve nesneler dile geliyor
‘’BENİM ADIM KIRMIZI’’

Orhan Pamuk’a Nobel’in yolunu döşeyen kitaplardan. Benim Adım Kırmızı’nın bir özelliği de, ölüler ve cansız nesnelerin dile gelerek öyküyü kendi bakış açılarıyla anlatması. Pek çok uluslararası ödül kazandı ve 46 dile çevrildi.

 

5)Psikolojik derinliğin en  önemli ilklerinden,

"Dokuzuncu Hariciye Koğuşu"

Yazarın gözlemlerini doğrudan roman kahramının gözünden aktarması, güçlü psikolojik yönü ve art alanındaki toplumsal çözümlemeleri ve içe işleyen üslubuyla hem Peyami Safa'nın hem de Türk edebiyatının en önemli eserlerinden biri...

 

6) 21.Yüzyıl’da yazılmış en başarılı romanlardan biri,

‘’İstanbul Hatırası’’

İstanbul'u en iyi bilen yazarın İstanbul'a bir hatırası. Ahmet Ümit dehasının coştuğu muazzam bir eser. Yakın bir tarihte yazılmış olan, akıcı üslup ve betimlemeleri ile benim de severek okuduğum bu eser, edebiyatımızda ayrı bir yerdedir.

 

 

 

Read More

24 Ocak 2021 Pazar

Sanatçı, Küratör İlke Alkan İle Hoş Bir Sohbet


 
Sanatçı, Küratör İlke Alkan İle Genel Yayın Yönetmenimiz Taner Özgür keyifli bir söyleşi gerçekleştirdi. Alkan bilinmeyen yönlerinizi gazetemizle paylaştı.

T.Ö : İlke Alkan kimdir ve neler yapar? 

İ.A : Haziran 1994 İstanbul doğumluyum. Ekonomist bir anne babanın tek çocuğuyum. Bekarım. İstanbul’da ikamet etmekteyim. Mesleğime değinmeden önce, eğitim geçmişimden bahsetmek isterim. Lisans eğitimimi Sabancı Üniversitesi, Görsel Sanatlar ve Görsel İletişim Tasarımı bölümünde tamamladım. (2012-2016) Ardından Master eğitimim için Londra’ya taşındım. Londra Sanat Üniversitesi’nde Küratörlük ve Koleksiyonerlik tezli yüksek lisansını dereceyle bitirdim. (2016-2017) Daha sonra Sabancı Üniversitesi’ne burslu ve maaşlı olarak Görsel Sanatlar bölümüne kabul edildim. Hem ikinci yüksek lisansımı yaptım hem de sanat bölümünde öğretim asistanı oldum. (2017-2019) Aynı dönemde, 2018-2019 yılları arasında da sanatı kurumsal hayatta deneyimleyebilmek adına İş Sanat kurumunda Sanat Koleksiyon Uzmanı olarak çalıştım. Ayrıca kuruma ait olan Kibele Galerisinde de küratör asistanlığı yaptım. Kurumsal hayatın benim için akademik hayattan sonra geldiğini anladığım an, istifa ettim. Hemen ardından akademik ideallerimi devam ettirmek için sanatta yeterlik doktorasına başvurdum. Şu an halen Yeditepe Üniversitesi Plastik Sanatlar ve Sanatta Yeterlik bölümünde doktora eğitimimi sürdürmekteyim. Doktora eğitimime devam ederken de, sanatıma ve küratörlük kariyerime freelance olarak devam etmekteyim. Sanatımla çeşitli sergilerde yer alıp, belli sergilerin de küratörlüğünü yapmaktayım. Ayrıca firmalara ve koleksiyonerlere sanat danışmanlığı sağlıyorum. 











T.Ö :  2020 yılını değerlendirecek olursanız pandemi süreci sizi nasıl etkiledi? 


İ.A : Açıkçası hepimizin bildiği bir gerçek var ki, pandemi süreci insanları sadece ekonomik olarak, yakalananları fizyolojik olarak etkilemedi, aynı zamanda psikolojik olarak etkiledi. Benim gibi aktif kariyeri olan, seyahat tutkusu olan, sosyal birisi için bu dönem duygusal olarak negatif bir süreç oldu. İnsanın alışkanlıklarından bu kadar keskin bir şekilde vazgeçmek zorunda kalması yıpratıcı. Ancak, sanatçı kariyerime etkisinden bahsetmek gerekirse, pandemi sürecinin büyük bir etkisi olmadı. Online olarak Türkiye’de ve yurt dışında bir çok sergide yer aldım. Ankara’da ArtAnkara sanat fuarının düzenlediği “Sahiplenme” projesinde dereceye girip sergilenme hakkı kazandım ve enstalasyonum orada yer aldı. Ardından Antalya’da Uluslararası Dans ve Müzik Kongresi’nin sanat sergisinde tablom sergilendi. Ayrıca pandemi temalı bir sanat projem halen İstanbul Uniq Expo’da “Art.ist.sauna” sergisinde sergilenmekte. Pandeminin tek negatif etkisi İtalya’da Venedik Sanat Fuarı ve Floransa Bienali’ne eserlerimle katılmak için aldığım davetleri geri çevirmek durumunda kalmış olmam. Sanatsal üretim sürecimden bahsetmek gerekirse, evde geçirdiğim süre daha fazla olunca, daha da üretken oldum diyebilirim. İki yeni seri yarattım. 










T.Ö :  2021 yılı için hedeflediğiniz plan ve projeler nelerdir? 

İ.A : 2021 yılının ilk sanat projesi planı, İtalya’da düzenlenen COCA sanat projesinde dört eleme sonucu finalist olmam ile gün yüzüne çıktı. Sergilenme hakkı kazandım. Artık işlerim onların İtalya online arşivinde ve web sitelerinde yer almakta. Finalde de ilk üçe girersem bana Roma’da bir yıl Sanatçı rezidansı sunulacak ve çeşitli sergilerde yer alacağım. Sonuca göre değerlendireceğim projelerden ilki budur. Ayrıca doktora programımın ilk yılını tamamladığım için artık tez aşamasına geçeceğim. Önemli projelerimden biri de araştırmam olacak. Son olarak bir sanat galerisiyle küratörlük görüşmesi sürecindeyim. Projenin Londra ayağını yönetmem isteniyor, oradaki sanat bağlantılarımı kullanarak. Açıkçası pandemi süreci nedeniyle gidiş geliş problemi biraz beni düşündürüyor. Henüz pandemi sürecini ön göremediğim için imzalar atılmadı ve bu nedenle burada isminden bahsedemiyorum. Ama çalışmaya karar verirsek web sitemden açıklıyor olacağım.



 

 









T.Ö : Kariyerinizin yanı sıra Instagramda blogger olduğunuzu gördük? Biraz bahseder misiniz? 

İ.A : Açıkçası bloggerlık biraz tasadüfen gelişti. Önce de bahsettiğim gibi seyahat etmeyi seven biriyim. Dünyayı gezmek, farklı müzelere ve galerilere gitmek, gittiğim şehirlerin mutfağını deneyimlemek ve bu anılarımı da çevremle paylaşmak adına kişisel instagram hesabımdan paylaşımlar yapıyordum. Ayrıca her zaman modaya ilgim olmuştur. Zaten bir sanatçı olduğum için tasarım ve moda gözüne hiç uzak değildim. Bloggerlık tamamen pandemi sürecinde gündeme geldi. Daha önceki paylaşımlarımdan dolayı çevrem blogger olmaya teşvik ediyordu ancak akademi ve kariyerimin yoğunluğundan zaman ayırmak istememiştim.Ta ki pandemi süreci nedeniyle işlerime ve okula online devam etmeye başlayana dek. Evde zaman geçirmeye fırsat bulunca değerlendirmek istedim. Önceden de ürettiğim tür içerikleri daha sıklıkta paylaşıp biraz daha moda, lüks ve hayat stiline ağırlık verince sayfam oldukça ilgi çekti ve hızlıca büyüdü. Şu an yüksek etkileşimli bir bloggerım, çeşitli markalarla reklam çalışmalarım yürümekte. Ama ben bloggerlığı bir meslek değil, keyifli bir hobi olarak görüyorum. Kesinlikle kariyerimin önüne geçemez. 

















T.Ö :   Ülkemizde insanların sanata bakış açısını değerlendirirmisiniz? 

İ.A : Ülkemizde insanların sanata bakışı yavaş gelişse de umut vadediyor. Bana göre bir toplum sanata ne kadar aşina olursa o kadar sevme ya da sevmeme opsiyonuna sahip olur. Sanatla yeterince iç içe olmayan bir toplumu sanattan anlamamak ya da sanat düşmanı olarak adletmek kesinlikle yanlış bir tutumdur. Günümüzde kemikleşmiş sanat projelerinden olan İstanbul Bienali ve Contemporary İstanbul’un ülkemiz insanının sanata bakışı üstünde etkisi çok büyük. Ayrıca gitgide artan sanat galerileri, sergiler ve organizasyonlar sanatın yaygınlığını daha da destekliyor. Sanatın bu denli yaygınlaşması toplumu da içine adapte etmeye sebep oluyor. Bu çok önemli. Bana göre bir toplumun tümünün sanatı anlaması ve sevmesi ütopik bir düşünce. Toplumun yarısının bile bu görüşte olması neredeyse imkansız. Ama önemli olan sanatı anlamak değil, sevmekte değil, sadece sanata teslim olmak önemli. Bir sanat eserine bakarken onun hakkında düşünmek, beğenme ya da beğenmeme fikrine ulaşma sebeplerini değerlendirmek... İşte bu tercih süreci sanatı deneyimleme şansı tanıyor ve bu da kişinin alışılagelmiş realitesinden kısa bir süre olsa da uzaklaşmaya ve özel bir an deneyimlemesine sebep oluyor. Ben bu deneyimlemeleri sıklıkla yaşayan bir insanın zamanla sanat sevgisine sahip olacağı görüşündeyim. O nedenle sanat üretmeye de sanatı sergilemeye de tam destek veren bir insanım.























T.Ö : Aldığınız eğitimlerden dolayı şuan hak ettiğiniz yerde olduğunuzu düşünüyormusunuz? 

İ.A :  Tabiki şu an almış olduğum eğitim birikimiyle bütün sanat hayatım yönlenmekte. Tüm emeklerimin hakkını alıyorum. İyi ki bu kadar emek vermişim. Şu an sanat piyasasında benden yaşça ve tecrübece çok büyük insanlarla çalışmaktayım ve onlar tarafından taktir edilmekteyim. Bu gurur verici. Sahip olduğum birikim en değerli hazinem. Bu nedenle bir akademisyen olmak ve birikimimi ben de öğrencilerime aktarma hedefindeyim. Bu doğrultuda da doktora eğitimime devam etmekteyim. 
















T.Ö : Son olarak neler söylemek istersiniz? 

İ.A :  Son olarak bu kadar kendimden, kariyerimden, projelerimden bahsettikten sonra okurun bana nasıl ulaşacağına değinmek isterim. Katıldığım ve küratörlüğünü yaptığım yurt dışı ve yurt içi bütün sergilere, sanat eserlerime ve projelerime www.ilkealkan.com web sitemden ulaşılabilir. Ayrıca İnstagram’daki blog sayfamı da merak ederlerse @ilkealkan hesabımdan erişebilirler. Güven Haber Ajansına bu röportaj ve sanata duyarlılıklarından dolayı teşekkür ederim. 

Read More

21 Ocak 2021 Perşembe

Özgüvenle Kendinizi Fark Edin-Ömrüm Özkan

 

Ne hissettiğinizi, ne düşündüğünüzü fark edin!

Öncelikle kişinin ne hissettiği, ne düşündüğünü fark etmesi önemlidir. Kendisinde en çok neyi problem olarak görüyor? Örneğin; iş hayatında aslında daha yetenekli olabileceğini, yeteneklerini gösterebileceğini ve daha iyi bir kariyere sahip olabileceğini düşünüyor ancak kendisini ifade edemediğinden bunu gösteremediğini düşünüyordur. Burada kişinin kendisiyle ilgili birçok olumsuz düşünce, inancı olduğunu görmekteyiz. İlk yapılması gereken kişinin kendisini objektif bir tutumla değerlendirmesi ki gerçekte ben kimim ve yeteneklerim ne kadar sorularının cevabı gerçekçi bir şekilde analiz edilmiş olur.

******
Özgüvenle ilgili şunu da söyleyebilirim. Kendine güvenmemek varolan durum olmayabilir, kişinin kendisini objektif bir tutumla değerlendiremediği için kendisini başkalarına göre görece yetersiz, değersiz ve başarısız hissetmesiyle de ilgilidir. Hiç kimse birbirinden daha üstün değildir. Tabiî ki her zaman daha zeki, akıllı, girişken, daha pratik düşünebilen, daha çözüm odaklı birileri olabilir. Ancak bu diğerlerinin yetersiz olduğu anlamına gelmez.

Herkes kendi içsel dünyası, varlığı içinde değerlidir ve diğerlerinden farklıdır. Tüm bunlarla söylemek istediğim; herkesin kendisini olduğu haliyle, varoluşuyla kabul etmesinin gerekliliğidir. Ancak o zaman var olan özelliklerini kullanmaya, varsa eksikliklerini gidermeye başlar. Böylece kişide özgüven gelişmeye başlar.
******
Özgüveni gelişen ve kendisini değerli hisseden kişi aynı zamanda yaşama sevincine de kavuşur. Çünkü kendisiyle barışık ve kendisini seven kişi başkalarıyla da daha olumlu ilişkiler kuracaktır. Bu durumda yaşamın zorunluluk olmaktan çıkıp keyif veren bir eylem olmasına katkı sağlayacaktır.

Kendine koşan biri olun ve kendinize inanın size çok iyi gelecektir.

Sevgilerimle…

Read More

10 Ocak 2021 Pazar

Ukraynalı Model Oksana Kuznetsova İle Keyifli Bir Söyleşi

 

Ukraynalı Model Oksana Kuznetsova İle genel yayın yönetmenimiz Taner Özgür keyifli bir söyleşi gerçekleştirdi. Kuznetsova bilinmeyenleri gazetemizle paylaştı.

Taner Özgür :  Öncelikle sizi biraz tanıyabilir miyiz?

Oksana Kuznetsova : Merhaba ben Oksana KUZNETSOVA 1986 Ukrayna Doğumluyum. Anne Ukrayna Baba Yarı Azeri Doktor ve Polis ailenin kızıyım.

Okulumu Yurt Dışında Tamamlayıp Üniversiteyi  ”Moda Tasarım Bölümü”  Türkiye’de okudum. Çocukluktan Manken olacağım sonra da manken yetiştireceğim diyordum. Kısacası Hayalimi gerçekleştirdim. Modellik&Mankenlik eğitimini 15 yaşımda yurt dışında aldım ve Modellik sektörüne adım attım. Hayalimde olan Markalar ile çalıştım. Dolce Gabbana,Pierre Cardin,Penti,Vogue,La Perla gibi bilinen ve yarı ünlü markalar ile çalışmak büyük bir keyifti. Hepsi bir birinden değerlidir benim için.15 Yılımı Modellik ve Mankenliğe ayırdım bir birinden değerli Tasarımcıların Defilelerinde Tasarımlarını sergiledim. Şuan ise sıra kendi Modellerimi Yetiştirmekte. Kendimi Başarılı buluyorum. Sebebi ise Başarılı Model ve Mankenlerim var. Onları Kendi ”O.K.M.C” -açılımı ”Oksana Kuznetsova Model Camp Okulumda Yetiştiriyorum. Modellerimi Sahnelerde,Kataloglarda,Bilboard’larda,TV Kanallarında görmek kadar büyük bir sevinç yok.
 
Taner Özgür : 2020 yılı sizin için nasıl geçti,biraz ifade edebilir misiniz?
Oksana Kuznetsova :  2020 Yılı biraz hayal kırıklığına uğrattı hepimizi. Projeler hep ertelendi. Tabii ki sağlığımız herşeyden önemli. Buna istinaden mümkün olduğunca hep kullara uyduk. 2020 Yılı güzel başlayan bir yıldı. Kendi açımdan konuşursam Hindistanda bir defile daha yapacaktık ve Covid 19’un çıkışı Mankenlerim dahil hepimizi üzdü. Kimisi Hindistan’a daha gitmemiş ve orayı görmeyi hayal ediyordu, hayalleri suya düştü. Ama hiç bir şey bitmiş değil. Hayırlısı ile bu günleri de atlatacağız ve o zaman herşeyin daha güzelini yapacağız tekrar. Sağlık Her şeyden çok önemli gerisi teferruat.
Taner Özgür :  2021 yılı hedefleriniz ve projeleriniz nelerdir?
Oksana Kuznetsova :  2021 Yılında Hedeflerim Büyük Projelerim de Büyük açıkcası. Hedeflerim Geçmiş yılımızın açıklarını fazlası ile kapatmak. Projelerimden henüz bahsetmek istemiyorum Sürpriz olsun. Yapılmadan bahsedildiğinde hep bir engel yiyoruz nedense. Ben biraz batıl inançlıyım 🙂 Ama Güzel ve Büyük Projeler bizi bekliyor siz de hazır olun diyebilirim sadece 🙂 
Taner Özgür :  Sinema veya dizi teklifi aldınız mı, gelirse değerlendirir misiniz ?
Oksana Kuznetsova :  Sinema ve Dizi teklifleri aldım daha önce bunlardan biri Kösem Sultan’dı. Fakat şartları cazip gelmedi ve çok yoğun bir dönemimde o şartlar bana mantıksız geldiği için kabul etmemiştim. Tekrar iyi bir teklif gelirse neden olmasın, değerlendirilir.
Taner Özgür : Gelecek ayda yapılacak gecede ödül alacaksınız, biraz bahseder misiniz?
Oksana Kuznetsova :  Evet,Gelecek aylarda desek daha doğru olur. 2 ödül daha alacağım. belki 3-cüsü sürpriz olur 🙂 Ödüllere doyamadığım doğrudur onlar da bir başarı sonuçta. Şuana kadar bir birinden değerli 15v ödül aldım. Beni bu ödüllere laik gören herkese sonsuz teşekkür ederim, iyiki varlar. Başarıma başarı katıyorlar. Aynı zamanda Modellerimin de bunda büyük bir payı var. Onlar eğitimlerini başarı ile tamamlayıp iyi Model&Manken oluyorlar bu sayede ismim yürümeye devam ediyor. Güzel bir duygu. Tekrardan herkese teşekkür ederim.
Taner Özgür : Türkiye’de ajans işiyle uğraşmanın zorluğu ve kolaylığı bahseder misiniz?
Oksana Kuznetsova : Türkiye’de demeyelim buna ,tüm olarak dünyada aynı zaten. Ben yabancı bir ülkede doğmuş olabilirim ama artık bir Türk Sayılırım 🙂 Genel olarak Ajans Sahibi Olup Model Yetiştirmek veya Modellere iş vermek güzel bir duygu. Zorlukları muhakkak var, onlardan sorumlusun sonuçta. Senin çocukların gibi oluyor ve onların  hem başarısını hem ceplerini düşünüyorsun. Dediğim gibi 2020 yılı hepimizi hayal kırıklığına uğrattı. Modellerin kazançları yarıya düştü bu da beni fazlası ile üzdü. Ama bu yıl çok güzel başladı ve ben inanıyorum ki bu yıl bizi hep güldürecek. Bu yıl bizim yılımız. Hatta benim Yılım 🙂

Taner Özgür :  Bugüne kadar kaç manken veya oyuncu yetiştirdiniz, tanıdık isimler var mı? 
Oksana Kuznetsova :  Bu güne kadar inanın sayısını hatırlayamadığım kadar çok model ve oyuncu yetiştirdim. Hepsi başarılı benim için ama bunların arasında İsim olarak bilinen ”Dilan Çiçek Deniz” ve ”Büşra Develi” oldu. Bu sıralar ismi git gide duyular bay Modelim ”Ömer Faruk Ay” ise Sinema sektöründe ismini duyuruyor .Duymadıysanız eli kulağındadır 😉
Taner Özgür :  Son olarak neler söylemek istersiniz?
Oksana Kuznetsova :  Son olarak Kimse hayallerinde vazgeçmesin ,çabalayın, emek sarfedin. Hiç bir şey bir anda olmuyor. Merdivenler bile sayıyla yapılıyor her bir kat çıkmanız için yavaş yavaş merdiven çıkmanız lazım. Kestirmeden yükseye zıplamak istersen çakılırsın. Her şeyin bir vakti ve usulü var. Geleceğin Model&Mankelerine ise: ”Başarılı olmak istiyorsanız en başta disiplinli olmalısınız, kendinize eğitimsel olarak yatırım yapmalısınız. Başarıya Giden Yol Disiplinden Geçer” derim. Herkese bol şans.

Read More

İNTERNET YAYINCILARI DERNEĞİ

İNTERNET YAYINCILARI DERNEĞİ
İYAD ÜYESİDİR

BTemplates.com

Blogroll

About

Copyright © WOMAN PRESS | Powered by Blogger
Design by Lizard Themes | Blogger Theme by Lasantha - PremiumBloggerTemplates.com